Reading letters

Jean’a Mektuplar: Tek Yalnız Ben Değilim — 1

Kapak ve 9–18. sayfalara mektuplar: yalnızlık, yazmak ve cesaret.

Pencere ışığında iki Jean-Louis Fournier kitabı, Sevgili Jean diye başlayan bir mektup ve siyah dolma kalem.
Jean’a Mektuplar serisi için yapay zekâyla üretilmiş kompozisyon. Kitap kapakları: Yapı Kredi Yayınları — Tek Yalnız Ben Değilim ve Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık.
Author
Jean-Louis Fournier

Kapak — Cevap

“Ben yalnızlığı istemiyorum ama yalnızlığa gereksinim duyuyorum.” dedi R. Barthes.

Ben de yalnızlığı sevmiyorum. Bazen kendimi olaylar karşısında çaresiz hissediyorum. Ama yanımda birilerinin olması sanki sorumluluklarım karşısındaki sabrımı artırıyor. Bunun yanında kendimi bulmam için yalnız kalıp düşünmem gerekiyor.

Sayfa 9 — Cevap

Senin kadar yaşım yok, yaşımdan ziyade senin kadar tecrübem, yaşanmışlıklarım yok demek istedim Jean. Seni yaşından vurmak istemedim yani. Sanki yaş alınca ne oluyor, içindeki acın mı azalıyor? Neyse Jean, o yüzden belki de seni tam anlayamayabilirim deyip kendi ayıbımı örtmek istiyorum kısaca. Gelelim benim yalnızlığıma, benimki çocukluğumdan bana kalan harika bir hediye. İnsanlarla dolu olan bir evden bana kalan yadigârlardan biri yani. Görülmeyişim. Çabalarım. Yine de fark edilmeyip yalnız kalışlarım. İçim acıyor Jean, yalnızlık, duyulmamak, görülmemek bunlar çok ağır duygular. Minicik, tatlı kız çocuğunun bunu kaldırabileceğini hiç sanmıyorum. Kaldıramadı da…

Sayfa 11 — Cevap

“Bizi dinleyecek kimse olmadığı için yazı yazıyoruz. Edebiyat olmasaydı, yalnız kaldığında bir insanın neler düşündüğünü hiçbir zaman öğrenemeyecektik.” Georges Perros

Jean, Georges’in dediklerine katılıyorum. Senin de buna canıgönülden katıldığını bütün hücrelerimle hissedebiliyorum. Yalnızlıktan insan kendini yazmaya veriyor. Bazen kendi kendime soruyorum, bütün içimden geçenleri karşımdakine bir bir anlatsam, sanırım katlanamazlar Jean. Ve susuyorum. İçimdeki anlaşılamayan duygular susuyor. Ama öfkem susmuyor. Hep yanı başımda. Onu da susturmayı öğrendim, susturmaktan ziyade kâle almamayı öğrendim. Beni altüst edinceye kadar benim esirim. Bazen çok acı çekiyorum. Ama karşımdakine, acımdan hariç her şeyi anlatıyorum. Gerçek olmayan benlerim konuşuyor. Gerçek benim yalnız ve acılar içinde kıvranıyor. Neyse Jean, belki bizim yalnız olmamız etrafımızdakiler adına bir şans. Yoksa katlanamayacakları bir yükün altına gireceklerdi. Bazen terapistim için üzülüyorum. Hep can sıkıcı şeylerden bahsediyorum. Ruhu sıkılıyor olabilir. Bazen gözlerini saate diktiğini fark ediyorum. Sanırım zaman geçse de bu azaptan kurtulsam diyor. Tabii bunlar benim zihin okumalarım. Belki de o farklı iklimlerde nasıl bu işin içinden çıkacağız, hangi terapi tekniklerini kullansam diyor. Velhasılı Jean, terapiler her şeyden daha zor. Kendinle kalmak, kendini anlamak. Boşlukları doldurmak, fazlalıkları atmak. Hepsi zamana vabeste. Çıktık bir yola, dönüş yok.

Sayfa 12 — Cevap

Jean, sen harika bir yazarsın. Çok güzel yazıyorsun. Kısa, öz, vurucu. Seni kıskanıyorum dostum. Bu kadar az kelime ve cümleyle bana yüzlerce ansiklopedik bilgi ve duygu veriyorsun. Verdiğin, yaşattığın duygu selinde kaybolup gidiyorum. Bu müthiş bir yetenek olsa gerek.

Sayfa 15 — Cevap

Yalnız doğduk, yalnız öleceğiz Jean. Bu gerçekten kaçamayız. Eğer ahirete inanıyorsan, yalnız başımıza dirileceğimizi de biliyorsundur. Bu duygu beni bazen çok korkutuyor Jean. Dünyadaki yalnızlığıma kısmen alıştım sanki, ama eğer ahirette de yalnız kalırsam. Bu benim için sonsuz bir yalnızlık, hiç bitmeyen bir yalnızlık olacak.

Sayfa 17 — Cevap

Jean, sevgiye ve sevilmeye olan ihtiyacını hissediyorum. Ve eğer bu seni mutlu edecekse sana bir itirafta bulunmak istiyorum. Seni daha yeni tanıdım. Sadece kendi ana dilime çevrilmiş kitaplarını okudum. Ve sana, seni sevdiğimi, saygı duyduğumu söylemek istedim.

Jean, loneliness ile solitude arasındaki farkı senden öğreniyorum. Şimdi yalnızlığımı ikiye ayırıyorum. Birincisi kalabalıklar içinde kalıp anlaşılmadığım zamanlar. İkincisi ise artık, aptallara dayanamadığım ve yalnız kaldığım, kabuğuma çekildiğim zamanlar.

Sayfa 18 — Cevap

Kitabında demişsin ki “Bana ayıracak zamanı olmadığını söyledi, kurmaca kitaplarım için kahramanlar yaratmaya devam etmemi öğütledi, ona göre benim için en iyi terapi buymuş.” Kızgınım Jean, senin terapistine kızgınım; bak ne güzel yazmışsın, ona göre benim için en iyi terapi buymuş. Doğru, o, ona göre. Ya sana göre doğru olan ne Jean. Hiç vazgeçmeni istemem, senin vazgeçmen benim içimdeki minicik, tomurcuklar hâlindeki ümitlerimi öldürür. Hadi bir daha dene, son kez demeyeceğim. Denemenin sonu yok. Olmazsa tekrar. O da olmazsa tekrar. Her şeye rağmen tekrar. Senin adına üzülüyorum Jean. Senin gibi koca bir devin vazgeçtiğini görmek beni derinden etkiliyor. Belki terapiler sana farklı farkındalıklar kazandıracaktı.

Ama bir taraftan da kendi adıma şu noktada seviniyorum. Bu demek oluyor ki daha çok yazacaksın. Senden cesur olmayı öğreniyorum. Sen bu dünyada tanıdığım en cesur insanlardan birisin. Kendi hayatını gözler önüne serip bir bir inceleyip, eksikleri gedikleri fark edip bunları nasıl tamir edeceğini bulma yolunda çabalar sarf ediyorsun. Ve tabii ki bir de yalnız olmadığımı öğreniyorum sayende. Bana, kimsesiz sakin günlerimde arkadaşlık ediyorsun. Kilometrelerce uzakta, farklı bir ülkede hem de kendi doğup büyüdüğüm yerden çok farklı bir yerde. Yalnızlığıma ortak oluyorsun. Yalnızım Jean, bu bazen loneliness bazense solitude.

Share this page