Book notes

İletişim Donanımları

Madame Jane’in defterinden İletişim Donanımları üzerine okuma notları ve kitap özeti.

Dekoratif kitap illüstrasyonu
Author
Doğan Cüceloğlu

Ailenin 11. Çocuğu -Babası hepsine karakaplı bir defter hazırlamış. Onların hastalıkları neler yaptıklarını not almış. Evlendikleri zaman onlara hediye etmiş.

16 Şubat 2021 de vefat etti.

Ben ise Bugün onun kitabını okumaya başlıyorum.

Zihin açılması ne demek?

Daha önce anlayamadığım, kafamın karışık olduğu bir konuyu anlayabilirsem, karmaşık olan konu açık seçik hâle gelirse, “ zihnim açıldı, “ derim.

Bilinci donanmış insan, bilinci donanmamış insandan her zaman ve her koşulda daha etkili ve güçlü olacaktır.

2-insan, muhteşem bir potansiyeldir.

Potansiyel farkındalık: meşe palamudu ve Taş, potansiyelin farkında olan meşe palamudunun binlerce meşe palamudu üretiminde etkili olacağını bilir.

Potansiyelin farkında olmayan ise ikisini de fırlatılacak bir nesne olarak görür.

( bu iki karşılaştırma bende çok farklı kapılar açtı. Farkındalık oluşturdu. Burada etrafımdaki nesnelerin bile potansiyelleri olduğunu bunları farkedip ona göre davranmamı salıkladı.)

3-İnsanoğlu Algı Dünyasında Yaşar

İnsanın anavatanı çocukluğudur.

Cemil Sönmez

Cemil Sönmez kimdir?

1932 yılında Kilis’te doğdu. İlkokuldan sonra 1947 yılında İzmir Kızılçullu Köy Enstitüsü'ne girdi. 1955 yılında Adana Düziçi İlköğretim Okulu'ndan mezun oldu. Uzun yıllar ilkokul öğretmenliği yaptı.

1982'de Kırşehir Eğitim Yüksek Okulu'nu bitirdi. 33 yıl ilkokul öğretmenliği ve okul yöneticiliğinden sonra emekli oldu. Öğretmenliği süresince çeşitli kültür dergileri, gazetelerde çok sayıda araştırma, inceleme ve makaleleri yayınladı.

Algılama Farklılığı (Şamdan-İki yüz karşılıklı)

Olay ve Fenomen aynı şey değildir

Dışardaki Olay ile algılanan şeye “ fenomen” adını veriyoruz. Biz insanlar, yalnız algıladığımız kadarını biliriz; Yani ancak fenomen dünyasının farkındayız.

Farkında olmadığımız zeminin tutsağıyız

Yaşamın Yankısı

Dağ ve yankı-😁

Yaşamda ne ekersen onu biçersin.

İnsanların yaşamı tesadüfler sonucu oluşmaz; insanların yaşamı onların davranışlarının yansımasından başka bir şey değildir.

Davranış ve sonuç dışarıdan gözlenebilir

Yeni bir algıya ulaşmak için yeni bir zemin kazanmak gerekir. Değişim psikolojisinin temelinde zemin, algılama, davranış ve sonuç ilişkisi yatmaktadır.

Bireyin mahremiyetinde olan zemin ve algı, ancak iletişimle etkilenebilir; başkasının ricası, emri veya zorlamasıyla değişmez.

4-Sürekli iletişim içindeyiz

İki insan birbirinin farkına vardığı andan itibaren, söylediği, söylemediği, yaptığı, yapmadığı her şeyin anlamı vardır.

Yüz ifadesinin, beden duruşunun, sesin, bakışın anlamı vardır.

Verdiğimiz mesajların bilincinde olup onların sorumluluğunu almak, gelişmişliğin, duygusal olgunluğun bir göstergesidir.

İletişimin iki düzeyi: iç dünya ve dış dünya

8-İç ve Dış dünya farkı stres oluşturur.

Akıllı insan dürüsttür.-John Clarke

Varoluş stresi:kendi gözünde gerçekliğini kaybetmek

İç ve dış dünya arasındaki mesafe, bireyin yaşamındaki en önemli stres kaynağıdır. Ben bu strese varoluş stresi diyorum.

Çünkü her iletişim eyleminde, birey kendi gözünde var olma veya yok olma süreci içindedir.

Herkesin gözünde var olduğu halde, kendi gözünde yeteri kadar var olamayan insan, stresli ve mutsuzdur.

( kişi herkesi kandırabilir Ama bir tek kendini kandıramaz. Kişi içten içe her niyetini bilir, Kim olduğunu iyi bilir. Olduğu gibi görünmeyip, göründüğü gibi olmayınca iç ve dış arasındaki mesafe gittikçe artar ve kişi kendinden uzaklaşır. Kişi uzaklaştıkça varlığını kaybeder. Kaybettikçe depresyona meyillenir. Ne zaman ki kişi kendiyle barışır, Kim olduğunun farkına varır içindeki git gellerde son bulur. Mutlu mesut yoluna devam eder. İnsanların ne düşündüğü değil, kendisinin kendisi hakkında ne düşündüğü önemli olur.)

İç dünyasını, Yani gerçek duygu ve düşüncelerini ifade edebilen bireyin, iç dünya dış dünya farkı pek yoktur. Bu nedenle bireyin yaşamında varoluş stresi azdır. Bu bireyin yaşamında can yalnız değildir.

Özgün yaşamı olmayan insan, tam anlamıyla sağlıklı bir yaşam sürdüremez. İç huzura sahip olmak ve kendiyle barışık yaşamak, kişinin sağlığının temelidir.

9-Can, hem ait hem bağımsız olmak ister.

İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın.

Sadi Şirazi

10-Varoluşun 5 boyutu

Umursanma, kaale alınma aslında iki düzeyde gerçekleşir. Bireyin kendisini özünü, canının kaale almaktır. İkinci düzey, bireyin sınırlarını ve sorumluluğunu umursamak.

Sınırlar

Extra bilgi

Kişisel gelişim kitapları ve televizyon programı ile tanınmıştır. 1980-1996 yılları arasında ABD'nin Fullerton şehrindeki Kaliforniya Eyalet Üniversitesinde görev yaptı; kırktan fazla bilimsel makale yayımladı. 1990'lardan itibaren Türk insanının duygu, düşünce ve davranışlarını bilimsel psikoloji kavramları ile inceleyen Türkçe kitaplar yayımladı. 1992'de yayımlanan İçimizdeki Çocuk adlı kitabı, onun en popüler kitaplarındandır.[1] 1996'da Türkiye’ye dönerek üniversite öğrencilerine, öğretmenlere, ana-babalara ve iş adamlarına yönelik seminerler, konferanslar ve atölye çalışmaları yapmıştır.

(İlk eşinin adı Emily, bir Amerikalı.11 yıl beraber yaşamışlar sonrasında boşanmışlar.3 çocuğu var Emily den. Oğlunun adı Timur.)

12-Can kabul edilmek ister

Kaale alınmaktan sonra ikincisi, yargılanmadan kabul edilmektir. Ailesinde, olduğu gibi kabul edilerek, yargılanmadan büyütülen çocuk, kendini doğal bulur ve kabul eder.

13-Can, değerli, vazgeçilmez olmak ister

Karı koca arasındaki ilişkinin sağlığı, ailenin sağlığının temelidir.

14-Can, yeterli olmak ister

Başarının temelinde kişinin özgüveninin yattığını bilmek gerekir.

Başarının temelinde, yüzde doksanın üstünde duygusal zekâ bulunmaktadır. Duygusal zekânın temelinde ise özgüven, Yani kişinin kendi başına bir şeyi yapabileceğine olan güveni yatar. Bilgiyi temel alan akademik veya zihinsel zekâ adı verilen faktörün başarıya katkısı ise sadece yüzde dört-Beş dolaylarında olmaktadır.

Can, sevilmek ve özlenmek ister

16-Karşımızdakini dinleyerek var ederiz

18-İletişim Matrisi

Korku-Çalışan kendini değersiz görür, yönetici çalışanı Adam yerine koymaz. Çalışan korktuğu için yapar.

Hayal kırıklığı-Yönetici Adam yerine koyar ama bu sefer çalışan yöneticiyi âciz güçsüz zanneder. İşi savsaklar. Ve yönetici Hayal kırıklığı yaşar.

Öfke: Çalışan var oluşun 5 temel boyutu ile yetişmiştir ama yönetici adam yerine koymaz. Çalışan öfkelenir ve işi bırakır.

Huzur:Her iki tarafta 5 temel varoluşu yaşar.

1-Kaale alınmak

2-Sevilmek

3-Yeterli görülmek

4-Kabul edilmek

5-Değerli olmak

20-Sevgi yaşamdır

Halbuki sevgi, bir insanın olabileceğinin en iyisini olmasına, gelişmesine olanak sağlamaya kendini adamaktır.

21-Aile içi ilişkilerdeki bilinç

Korku kültürü insanların özüne önem vermez;sosyal maskeye, mevkiye ve maddiyata önem verir. Değerler kültüründe İse insanın özü önemlidir;her şey, özgün yaşama katkısı oranında anlam bulur.

Share this page