Dev Anası

Sabah çıktı aceleyle evden, eli ayağına dolaştı yine.

Dekoratif dijital defter illüstrasyonu.

Dev Anası

Sabah çıktı aceleyle evden, eli ayağına dolaştı yine. Bir tedirginlik düştü yüreğine, içini sıktıkça sıktı. Bahar çiçeklerine baktı. Çekti kokusunu içine. Dağıldı hüzün yüreğinden göklere. Takıldı peşine kelebeğin, koştu, koştukça coştu. Ardından yoluna leylak ağacı çıktı. Selam verdi, tebessüm etti bir süre. Yollardan geçti, perili otelin yanında ürperdi. Ama neyse ki yalnız değildi. Çıktı yoluna iki üç arkadaş daha. Konuştular, güldüler şarkılar söylediler. İçine dev düştü yine, kor gibi yandı bedeni. Neydi bu kadar ürküten seni ey çocuk. Eğdi başını, düşüncelere daldı. Düşündü yürüdü, Düşündü yol bitti. Vardı taştan yapılmış okuluna, girdi sınıfına. Birinci ders bitti, ikinci ders bitti. Geldi sıra son derse. Kalbi başladı hızla çarpmaya, İdama giden mahkûm gibi girdi beden eğitimi dersine. Kâbusu olmuştu bu ders, Öğretmen asabi mi asabi, Yüzünden, gözünden alev fışkırıyor. Büyük mü büyük, iri mi iri, Başladı idman, sağa dön sola dön. Sağa dön sola dön. Kafası karıştı miniğin, bilemedi sağını solunu. Geldi dev anası hışımla, tuttu omzundan çocuğun. Ve deliler gibi silkeledi. Dönsene şişko, dönsene şişko. Hava karardı birden, şimşekler çaktı çocuğun içinde. Yağmurlar yağdı gözlerinden. Hiç bu kadar utanmamıştı bedeninden. O gün öğrendi bedenini sevmemeyi. Doğru ya öğretmenler hep haklı, öğrenciler ise hep hatalıydı. Yok oldu, hiç oldu o gün. Yerlerin dibine girdi. Bir daha da çıkamadı.

27 Haziran 2023 Salı -13:52 PM

Share this page